TABEA · HİKÂYEMİZ

Biz toprağın sahibi değiliz.
Hikâyesinin devamıyız.

Denizli · İnceğiz

01 — KÖKLER

Bir marka fikrinden önce,
bir yer vardı.

TABEA'nın hikâyesi bir iş planıyla başlamadı.

İnceğiz, bizim için haritada işaretlenmiş bir üretim bölgesinden çok daha fazlası. Çocukluğumuzun geçtiği, dostlukların kurulduğu, yaz günlerinin zeytin ağaçlarının altında yaşandığı bir köy.

Bu ağaçlarla ilk bağımız, ürettikleri yağın değerini anlayacak yaşta bile olmadığımız zamanlarda kuruldu. Dallarında cırcır böcekleri arar, arkadaşlarımızla zeytinliklerin arasında oyun oynardık. O günlerde bizim için yalnızca çocukluğumuzun manzarası olan ağaçlar, yıllar sonra bambaşka bir anlam kazanacaktı.

İnceğiz'in bulunduğu coğrafyanın hafızası ise bizim hatıralarımızdan çok daha eskiye uzanıyor.

Bugün Denizli'nin Kale ilçesi çevresinde kalıntıları bulunan antik Tabae, yüzyıllar boyunca bu coğrafyanın önemli yerleşimlerinden biriydi. Tabae'nin kendisinde zeytinyağı üretimini doğrudan kanıtlayan arkeolojik bulgulara bugün için sahip değiliz. Ancak çevresindeki antik Güneybatı Anadolu havzalarında zeytin ve zeytinyağı üretiminin maddi izleri, bu ürünün geniş bölge tarihindeki eski yerini ortaya koyuyor.

Bizim hikâyemiz, bu geçmişi sahiplenmekten değil; onun üzerinde yaşadığımızı bilmekten başlıyor.

Tabae Antik Kenti

TABAE ANTİK KENTİ

Kale · Denizli

02 — BUGÜN

Bazı şeyler
hâlâ yerinde.

Yüzyıllar geçti. Kentler, yollar ve hayatlar değişti.

İnceğiz ise bugün hâlâ kanyonun şekillendirdiği güçlü coğrafyası, zeytinlikleri, bağları, meyve bahçeleri ve köy yaşamıyla kendi karakterini koruyor.

İnceğiz Kanyonu yalnızca bölgenin etkileyici doğal oluşumlarından biri değil. Vadinin çevresindeki topraklar nesiller boyunca insanlara ürün veren, köyün hayatını şekillendiren bereketli bir tarım alanı oldu.

Zeytinin yanında nar, incir, üzüm ve biber de bu toprakların karakterini taşıyan ürünler arasında. İnceğiz'de toprağın bereketini anlatmak için eskilerin söylediği bir söz vardı:

Taş eksen, meyve verir.

İnceğiz'in doğayla ilişkisini en iyi anlatan unsurlardan biri de köylülerin “deli zeytin” ve “deli nar” diye adlandırdığı yabani ağaçlardır.

Köyün yaşlılarının anlatılarına göre bu ağaçların bir kısmını kimin diktiğini bilen yoktur. İnsan eliyle düzenlenmiş bahçelerin dışında da bu coğrafyanın bir parçası olarak var olmuş; zaman içinde köylüler tarafından aşılanarak ürün veren ağaçlara dönüştürülmüşlerdir.

Bu nedenle İnceğiz'de tarım yalnızca toprağa yeni bir şey dikmekten ibaret değildir. Bazen doğanın verdiğini tanımak, onu işlemek ve sonraki nesle bırakmak demektir.

Deli zeytinin aşılanıp zeytinliğe, deli narın aşılanıp meyve veren bir ağaca dönüşmesi; insanla bu coğrafya arasındaki ilişkinin yaşayan örneklerinden biridir.

Yıllar sonra çocukluğumuzun ağaçlarına bu kez başka bir gözle baktığımızda, bizi buraya geri getiren şey elbette yalnızca hatıralar değildi. İnceğiz'de üretilen zeytinyağının aroması, düşük asitlik değeri ve ürünün geldiği yeri bizzat biliyor olmak, burada üzerinde durmaya değer gerçek bir değer bulunduğunu gösteriyordu.

Fakat bizim için iyi bir zeytinyağı yalnızca laboratuvar sonuçlarından ibaret değil.

Şişenin içinde bir coğrafya, bir üretim kültürü ve tanıdığımız insanların emeği vardı.

TABEA'nın ürüne bakışı burada şekillendi: Nereden geldiğini bilmediğimiz bir yağı anlatmak yerine, hikâyesini bildiğimiz bir yağın peşinden gitmek.

İnceğiz Kanyonu ve çevresi

İNCEĞİZ

Denizli · Türkiye

İnceğiz zeytinlikleri

Zeytinlik ve Kanyon

İnceğiz · Denizli

03 — NEDEN TABEA?

Yeni bir hayatta,
eski bir hikâye.

Türkiye'den Belçika'ya yeni geldiğim dönemde, kendi işimi kurmanın yollarını uzun uzun düşündüm. Aradığım fikir yalnızca ticari bir fırsat değildi; geçmişimle bağ kuran, gerçek bir hikâye taşıyan ve Avrupa'da paylaşmaya değer bir iş olmalıydı. Cevap, çocukluğumdan beri bildiğim bir yerdeydi: İnceğiz.

TABEA

İsim, bölgenin çok daha eski hafızasından geldi. Üç heceli antik Tabae adı; kısa, güçlü ve zamansız sesiyle aradığım kimliğin temelini oluşturdu. Batı Anadolu'nun bu havzasında zeytin ve zeytinyağı üretiminin antik dönemlere uzandığını gösteren arkeolojik bulgular, bugünün üretim kültürünün ne kadar derin bir geçmiş üzerinde yükseldiğini anlatıyor.

TABAETABEA

Nesillerdir süren zeytincilik kültürü, İnceğiz'in bereketli toprakları ve kanyonun şekillendirdiği eşsiz doğası, burayı bu fikrin doğabileceği en doğru yer hâline getiriyordu. Bu toprakların hikâyesini bir zeytinyağı markasıyla yaşatmak ve Avrupa'nın farklı sofralarına taşımak fikri beni hep heyecanlandırdı.

TABEA, bu heyecanın gerçeğe dönüşmesi için atılan ilk adım oldu.

04 — NEREYE GİDİYORUZ?

İnceğiz'den
Avrupa'ya.

Başlangıç noktamız İnceğiz. Hedefimiz ise bundan çok daha büyük.

TABEA'yı yalnızca zeytinyağı alıp satan bir marka olarak kurmak istemiyoruz. Uzun vadede Denizli'de kendi üretim ve işleme altyapısını kuran, kaynağını kontrol eden ve İnceğiz'in yerel üretim kültüründen doğan mahsullerini Avrupa'nın farklı sofralarına taşıyan bir yapı oluşturmak istiyoruz.

Büyümek istiyoruz. Ticari olarak başarılı olmak istiyoruz. Fakat bunu İnceğiz'i geride bırakarak değil, büyüdükçe onunla kurduğumuz bağı güçlendirerek yapmak istiyoruz.

Çünkü bize göre gerçek premium değer yalnızca pahalı bir şişe, iyi bir etiket veya etkileyici bir hikâye değildir.

Ürünün nereden geldiğini bilmek, kalitesini ölçmek, üreticinin emeğine saygı göstermek ve anlatılan hikâyenin arkasında gerçekten durabilmektir.

İnceğiz Kanyonu

İNCEĞİZ KANYONU

İnceğiz · Denizli

05 — TABEA

Biz geçmişi yeniden yaratmaya çalışmıyoruz.

Tabae'nin tarihini kendi tarihimizmiş gibi anlatmıyoruz. İnceğiz'in yüzyıllardır değişmeden kaldığını da iddia etmiyoruz.

Biz yalnızca nereden geldiğimizi biliyoruz.

Çocukken dallarında cırcır böcekleri aradığımız zeytin ağaçlarına bugün başka bir gözle bakıyoruz. Aynı ağaçların meyvesinden çıkan yağın, binlerce kilometre uzaktaki sofralara ulaşabileceğine inanıyoruz.

Bazı ağaçlar yalnızca meyve vermez.
Zamanı da taşır.

TABEA

Geçmişten sofranıza.

TABEA · FİLM

Hikâyeyi izleyin.

TABEA

İnceğiz · Denizli